Antalya Limanı’nın batısında yaklaşık 34 hektarlık alanda Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulanan Sarısu C Tipi Orman İçi Mesire Alanı Projesi kapsamında yapılan
Sarısu Piknik Alanı ve plajı, kıyı odaklı aktivitelere ve günübirlik kullanıma yönelik alanlara öncelik verilen projede, piknik yapmaya uygun bir hektarlık günübirlik kullanım
alanı da bulunmaktadır. Bu alanda 250 aile aynı anda piknik yapabiliyor.

Yeşil dokunun tamamen korunduğu bölgede sadece ahşap yapılar, pergola ve oturma grupları, ortak ateş yakma birimleri, 5’i engelliler için toplam 17 tuvalet,
8 duş ve soyunma kabini, 12 büfe, 58 çeşme, 58 gölgelik ve pişirme ünitesi bulunmaktadır. Vatandaşlar, tamamlanan ünitelerden ücretsiz yararlanıyor.
Sarısu C Tipi Orman İçi Mesire Alanı, özellikle hafta sonları vatandaşların yoğun ilgisini görüyor.

Sarısu mesire alanı, Sarısu çayının denize kavuştuğu bölgeyi de kapsayan 350 dönümlük alana sahiptir. Bulunduğu konum itibariyle Mavi Bayraklı muhteşem sahili ve Çam ağaçlarıyla bütünleşmiş Ormanlık alanlarıyla gelen ziyaretçilerin hoşça vakit geçirebileceği bir yaşam alanıdır. Sarısu Mesire alanının en büyük farkındalığı; Denizi, Çam Ormanlarıyla bezenmiş yeşil alanları, Sarısu Çayı ve en önemlisi Engelli Çocuklarımız için düşünülmüş Oyun Parklarını bünyesinde barındırmasıdır. Bu parklar sayesinde bütün çocuklar bir arada hoşça vakit geçirmektedirler.

Sarısu Mesire alanının giriş ve çıkış saatleri geniş bir zaman dilimi olan 08:00-24:00 saatleri arasında olup,Çevre aydınlatma sistemi ve Renkli Led aydınlatmalar yapılarak ziyaretçilerin akşam saatlerinde de vakit geçirebileceği farklı alanlar oluşturulmuştur. Mesire alanına gelen ziyaretçilerin araçları için 2000 araç kapasiteli Otopark bulunmaktadır.

içerisinde güzel ve uzun süreli vakit geçirebilmeleri için 1000 adet Piknik Masası ve çok sayıda Barbekü de bulunmaktadır. Ayrıca alan içerisinde ziyaretçiler için, Büfeler, Pide Fırını ve Kadın-Erkek Mescit de bulunmaktadır. Tesis içerisinde, ziyaretçilere farklı alternatifler sunan, Sarısu çayının eşsiz güzelliğiyle bütünleşen Balık Lokantası ve Nargile Kafe de bulunmaktadır. Sarısu Mesire alanı içerisinde çiçek bahçeleri oluşturularak, ziyaretçilere görsel şölen sunulmakta, Spor Aktivite alanlarıyla da misafirlerin sağlıklı yaşamına destek verilmektedir. Yaklaşık 800mt’lik,doğayla bütünleşen Mavi Bayraklı sahilinde, ziyaretçilerin güvenle denize girebilmeleri için 09:00-19:00 saatleri arasında Cankurtaran hizmeti de verilmektedir.
Mesire alanı ve plajın temizliği düzenli olarak yapılarak, belirli bölgelere misafirlerin ihtiyaçları için yeterli sayıda Çöp Bidonu ve Kül dökme üniteleri konulmuştur. Sarısu Plaj bölgesi ve Mesire alanını kapsayan bölgelerde de, Soyunma Kabinleri, Kadın-Erkek Tuvaletleri ve Duşlar Misafirlerin alan içerisinde tüm gereksinimlerini karşılayabilmektedir.

Girişinde Antalya tarihinde önemli yeri olan Saat Kulesi, Yivli Minare ve Üç Kapıların Minyatürlerinin bulunduğu fotoğraf çekme alanıyla, misafirler Sarısu ziyaretlerini Antalya tarihinin simgeleriyle ölümsüzleştirmektedirler.

Sarısu mesire alanı içerisinde başlangıç istasyonu bulunan ve Tünektepe Seyir Terası ile Sarısu Mesire alanı arasında ulaşımı sağlayacak olan teleferik hattının yapım aşamasının sonuçlanarak faaliyete geçmesinin ardından, Sarısu Mesire alanı ve Tünektepe Döner Gazino bütünleşerek, eşsiz Antalya manzarası, Denizi, Doğası ve Sarısu Çayıyla 12 ay boyunca ziyaret edebileceğiniz ve hoşça vakitler geçirebileceğiniz yaşam merkezi olacaktır.

 

Saklıkent Kayak Merkezi Genel Bilgiler

Saklıkent Kayak Merkezi, Antalya’nın batısında bulunan Beydağları üzerine kurulmuş, ülkemizin önemli kayak merkezlerinden birisidir. Antalya’ya 50 km uzaklıkta olan kayak merkezi, konumu itibariyle aynı gün içinde iki farklı mevsimi yaşamanıza olanak sunan ender yerlerden birisidir.

Akdeniz Bölgesi’nde olmasından dolayı kayak mevsimi kısa olup genellikle aralık ayının sonunda başlayıp mart ayında sona ermektedir. Kar kalınlığı mevsimine göre değişkenlik göstermekte olup ortalama kar kalınlığı 100 – 230 cm arasında değişmektedir. Kar kalınlığı zirve noktalarda 5 metreye kadar çıkmaktadır.

Saklıkent Kayak Merkezi’nde bulunan 500 dağ evi, konaklama açısından yeterli olmakla birlikte, kayak merkezinin Ekvator’a en yakın kayak merkezlerinden biri olduğunu da hatırlatalım. Diğer kayak merkezlerine oranla daha ılıman bir iklime sahip olan Saklıkent Kayak Merkezi’nde sıcaklık, gündüzleri – 5 derecenin altına nadiren düşmektedir. Kayak mevsiminin ortalama 75 günü de güneşli geçmektedir.

Antalya'da aynı gün içinde dört mevsimi yaşamak mümkün. Sabah denize girip öğleden sonra kayak yapmak için Antalya'dan bir saat uzaklıktaki Saklıkent'e gidebilirsiniz. Antalya'nın batısındaki Beydağları üzerindeki Saklıkent güzel bir piste sahip. Kayak merkezinin şirin bir de kasabası mevcut. Doğa ile iç içe olan Saklıkent Kayak Merkezi, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Kar kalınlığı ise 50 ile 100 metre arasında. Şehire yakın olduğu için günübirlik turlarla da gidilebiliyor.

Saklıkent Kayak Merkezi, orman sınırlarının üzerinde yer almasından dolayı, gerek kayağa yeni başlayanlar gerekse profesyoneller için oldukça uygun pistlere sahiptir. Kayak merkezinde 1 adet 1400 metre uzunluğa sahip Telesiyej, 2 adet teleski, 1 adet baby lift ve snowtubing lifti bulunmaktadır. Bunlarla ilgili detaylar ise şu şekilde:

Karakaya Chairlift: 1900 – 2400 m 800p/h
Saklıbel Teleski 1890 – 2100 m 400p/h
Nadir Gez Teleski 1900 – 2200 m 300p/h
Snowtubing lift 1890 – 1980 m 300p/h
Babylift 1900 – 1930 m 100p/h

Saklıkent Kayak Merkezi Nerede, Nasıl Gidilir?

Ayışığı Cd., 07800 Güzle/Korkuteli/Antalya, Turkey

Nasıl gidilir?: Saklıkent Kayak Merkezi, Antalya il merkezine 45 km, Antalya Havaalanı’na ise 65 km uzaklıktadır. Şehir merkezinden kayak merkezine 1 saatte ulaşabilirsiniz. Oldukça manzaralı bir yola sahip olan kayak merkezine çıkarken, deyim yerindeyse gözleriniz bayram edecek. Kayak merkezine gitmek için Antalya merkezde bulunan Migros alışveriş mağazasının karşısında bulunan Lunapark önünden her sabah düzenli olarak otobüsler hareket etmektedir.

 

Konyaaltı, Antalya'nın batı ucunda yer alan, aynı adı taşıyan plajlarıyla ünlü bir ilçedir. Plaj, şehrin batı kısmında falezlerin bittiği noktadan başlayarak, Antalya limanına kadar 4-5 km boyunca uzanmaktadır. Antalya - Kemer karayolu üzerinde bulunur ve yerli-yabancı turistlerin uğrak noktasıdır. Bugün Konyaaltı olarak adlandırılan bölgenin, yakın tarihimize kadar, Antalya'nın falezler üzerinde yer almasından dolayı "Koyaltı" biçiminde anıldığı ve halk dilinde söylene söylene Konyaaltı'na dönüştüğü belirtilmektedir. Konyaaltı, Anadolu Uygarlıkları yerleşim haritasına göre, Likya sınırları içinde yer almaktadır. Likya, Pamphilya ile sınırdır. M.Ö. 30 yıl öncesine kadar uzandığı bilinen Likya uygarlığının, Konyaaltı bölgesinde yer alan kentinin adı ise Olbia'dır.
 
Olbia ile ilgili olarak, Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji bölümü, bir süredir araştırma kazıları yapmaktadır. Bu çalışmalara katılan Doç. Dr. Nevzat Çevik, Olbia'nın varlığını şöyle anlatmaktadır:"Arapsuyu'ndan Boğa Çayı'na kadar çok geniş bir alanda günümüze ulaşabilmiş kalıntılar,                           
 
'Güçlü bir kale'den bahseden antik kaynakları doğrularken, yeri hep tartışılagelen Olbia'nın, merkez Deliktaş olmak üzere, Arapsuyu ağzında ve çevresinde kurulu olduğunu ortaya koymuştur. 2,70 m. kalınlığındaki erken sur duvarları kalıntıları ve rıhtım blokları, Olbia'nın deniz taşıtlarının yanaşabildiği bir kıyı yerleşimi olduğunu göstermektedir. Termesos'da yaşayan Solymler'in ticaret ve ulaşım amacıyla deniz kıyısına kurdukları küçük bir yerleşimdir. Ancak bu yerleşim bir 'demos' un da üstünde özellikler göstermektedir. Hatta, İmhoof-Blumer, 'İÖ. 5.yy'da yapılmış bazı Likya sikkelerinin Olbia'ya ait olabileceğini ' bile öne sürer.""...Termessos'un güney komşusu Olbia Pampilia'da beşinci kenttir.' diye kaydeden Hierokles'den, Strabon'a kadarki antik kaynaklar birbirleriyle ve bizim saptadığımız kalıntılarla karşılaştırıldığında, Olbia'nın Akdeniz coğrafyasındaki yerini, bugünkü Arapsuyu olarak iyice belirgenleştirir...."
 
Apameia barış andlaşmasıyla, Bergama kırallığı adına Pamphilia'ya sahip olan II.Attalos'un, Olbia varken hemen yanında yeni bir liman kenti kurmak istemesinin nedeni, Antik Olbia coğrafyasında gizlidir: 60'lı yılların başlarında yapılan bazı araştırmalarda saptanan " rıhtım blokları", güçlü surlarla korunmuş Deliktaş'ın batısından denizin içeri girdiğini ve gemilerin sığındıklarını göstermektedir. Anlaşılan bu açıklık denizden yürüyen kumlar ve Arapsuyu'nun alüvyonları ile dolmuş ve zamanla kullanılmaz hale gelmiştir. İşte, Attalos'un yeni bir yer arayışındaki nedenlerden biride budur.
 
 
Olbia'nın denizine açılmak isteyen Solymler'e yurtluk ettiği açıktır. Bu yurt, tam anlamında bir kent olmamakla birlikte, Likya'da Cadrama adıyla bir koloniye sahip olacak denlide güçlüdür. Ancak Attalos'la birlik olup ayrılan Olbia'lıların eksilmesi ve yeni kentin etkisiyle İÖ. 2. yy'ın ortalarından itibaren OLBİA önemini yitirmeye başlar. Ancak Bizans çağındada yerleşim olduğu bellidir..." Doç. Dr. Nevzat Çevik araştırmaları sonucu bulabildikleri kalıntıların yerlerinide şöyle belirtmektedir:"...Pamphilia körfezinin, Antalya'nın güney batısında Likya'ya dönmeye yüz tuttuğu köşede, Deliktaş(Konyaaltı koruluğu yanında) ve Arapsuyu arasında yoğunlaşan kalıntılar, kuzeyde Akdeniz Üniversitesi kampüsü, batıda ise Boğaçaya kadar yayılan alana dağılmıştır. Kalıntılar, Konyaaltındaki doğu yanındaki burunda başlar. Denizden yüksekliği 9,8 m olan tepeciğin doğu ve kuzey yanlarından teraslar iner. Bunun üst terası boyunca ana kayaya açılan yapı tabanları izlenir. Tepenin güney dik yüzünde, yarı bağımsız duran kaya kütlesi içindeki doğoal oyuk odasına, üst terastan bir kısmı basamaklı kaya yoluyla inilir. Yolun bir duvarla gizlenip korunduğu, yol boyunca açılan duvar yuvasından anlaşılmaktadır... Geniş açıklığından tüm denizin görülebildiği yapı bir bekçi odası olmalıdır...Üstünde önemli yapılar olduğu anlaşılan bu tepenin yaklaşık 100 m kuzeyindeki daha yüksek falezin ucunda ve KB-GD doğrultularında sur duvarları kalıntıları saptanmıştır. Bu araştırmalar sonucunda, bölgede İÖ. 5-4 yy'da örnekleri görülen Kiremit mezarlara rastlanmıştır.    
 
Konyaaltı’nda 1994 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 2008 yılına kadar Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde 24 mahallesi bulunan İlk Kademe Belediyesi iken, 06/03/2008 tarih ve 5747 sayılı  Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile ilçe olmuş. Aynı kanunla Beldibi ve Doyran ilk kademe belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalleleri ile birlikte Konyaaltı Belediyesine katılmış ve mahalle sayısı 31’e çıkmıştır. Ayrıca Beldibinin Kemer İlçesine bağlanması ile 2 mahalle İlçe sınırlarından çıkmış olup, İlçeye  bağlı 10 köy de 6360 Sayılı Kanun gereği 30 Mart 2014 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi ile mahalle olarak değişmiştir. Böylece İlçeye ait mahalle sayısı 39 olmuştur.
 
 
 

Konyaaltı.info

Sitemizde yer almak için kayıt yaptırmanız ve firmanıza ait bilgileri girmeniz yeterlidir. Standart kayıtlardan hiçbir ücret talep edilmeyecektir. Dilediğiniz zaman üst paketlerden birini satın alarak ekstra kayıt hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.

Lütfen site kullanım koşullarımızı okuyunuz.